Kekemelik Kursu

Kekemelik konuşma esnasında yaşanan akıcılık bozukluğu olarak tabir edilen genellikle ilk hece takılmalarıyla kendini belli eden ve heyecanlı anlarda artış gösteren bir yapıdır. Genellikle 2-6 yaş arasında meydana gelir ancak görülmeye başlandığı andan itibaren ilk 2 yıl kendiliğinden geçme ihtimalini üzerinde barındırır. Kendiliğinden geçen bu kekemelik tekrar gelirse kalıcılığını ilan etmiş demektir.

Kekemelik korku kaynaklı olup kişinin konuşma motorunda aniden beliren bir reaksiyon şeklinde ortaya çıkar. Bu hal ortaya çıktığında yapılan yanlış davranışlar kekemeliğin ilerlemesine sebep olur. Örneğin baskı altında kalmak, stres altında kalmak ve aşırı heyecan yapmak kekemeliğin artış gösterdiği durumlardandır.

Kekemelik uzun zamanlar sonucunda mevcut bir sıkıntı olarak devam eden bir problem olduğunda kişi özellikle heyecanlı anlarda bu sorunu yaşamak zorundadır. Çünkü kekemelik artık konuşma yapısı içerisinde alışkanlık gibi bir süreç olarak kişinin konuşma faaliyetini ele geçirmiştir.
Kekemelik nasıl geçer sorusunun önemli virajı kekemeliğin bu nitelikte bir problem olarak görülmeye başlanması ile ortadan kaybolacak bir konuşma bozukluğudur. Bu sebeple kabaca bir tabirde bulunursak kekemelik, sadece bu alışkanlığı şekillendirmek farklı bir kalıba uydurmak, yeni bir biçime sokmak şartı ile ortadan kaldırılabilir. Bu da gerektiğice zaman ve kişi tarafından gösterilmesi gereken güçlü bir azim gerektirir. Ayrıca kekemelik tedavi süreçleri ardından yeni ve kontrollü konuşma alışkanlığının refleks haline gelmesi adına egzersizlerin sürdürülmesi gereklidir. Ardından nefes kontrolünün öğrenilmesiyle devam etmeli ve kontrollü konuşma yapısının günlük hayatta da aktif şekilde kullanarak bir çok alanda konuşmamıza hakim olmak gerekmektedir.

Konuşma problemlerinin ortadan kaybolması adına uygulanan yöntemlerin içerdiği teknikler sayesinde konuşma esnasında yaşanan takılma ve tutulma gibi duraksamaların önüne geçilebilmektedir. Kendiliğinden geçme ihtimali olan küçük yaşları kapsayan dönemin ardından kişiler kekeme merkezine ihtiyaç duyan bir duruma gelebilmektedir. Kekeme kursu olarak konuşma sorunlarının önüne geçmek adına akıcı konuşmayı yönlendirici egzersizler hem bireysel hem de grup çalışmaları eşliğinde yapılmaktadır.

Kekemelik kursu, kekemelik haricinde harf hataları ve dil tembelliği gibi farklı konuşma alışkanlıkların da akıcı konuşma bozukluğu tedavisi kapsamında değişmesi ve düzelmesi yönünde eğitim vermektedir. Kekeme kursu olarak kişilerin konuşma sorunları içerisinde karşılaştıkları güçlüklerin tespitini önemi olduğunu bilmekte ve ona özgü dil ve dudak terapileri ile konuşma terapilerini yönlendirmekteyiz. Kekeme kursu olarak kontrollü ve düzenli olarak empoze edilen konuşma yapısının devamlılığı adına kontrol süreçleri de gözetlenmektedir.

Kekemeliğin İlacı

Genellikle küçüklü yaşlarda görülen, ilk olarak takılmalar eşliğinde devam eden daha sonraları tekrarlar şeklinde kendini gösteren kekemelik heyecanlandığımız anlarda daha çok kendini gösterir ve bazı anlarda ağızdan hiç kelime çıkmadığı durumlarda da varlığını belli edebilir.

Kekemelik bir hastalık olmadığından her hangi tıbbı-cerrahi bir müdahale ile düzeltilemez aynı durum alınan haplar ya da sakinleştiriciler içinde geçerlidir. Kekemelik bilhassa 2 -7 yaşları arasında yaşanan ürkütücü anlarına ardından bir reaksiyon şeklinde konuşma motorunda ortaya çıkmaktadır. 2-7 yaşları arası meydana gelen kekemelik meydana geldiği andan itibaren ilk bir yıl kendiliğinden geçme özelliğini taşır daha sonraları ilerleyen yaşlarda yeniden meydana gelirse kemikleşme ihtimali oldukça yüksektir. Kemikleşip kronik hale gelen kekemelik maalesef ki ancak bir eğitimle ve terapilerle desteklendiğinde düzelebilir.

Kekemelik bir hastalık değil yanlış konuşma alışkanlığıdır ve bu yanlış konuşma alışkanlığı ancak yeniden şekillenmiş bir konuşma stilinin benimsenmesi durumunda olumlu tepkiler gösterebilir. Kekemelik sorununun kronik hale gelmemesi için çocuğun üzerine panik hali ile gidilmemeli sorun sanki ölümcül bir problemmiş gibi çocuğun yanında gereksiz konuşmalar yapılmamalıdır.

Kekemeliğin tedavisi ancak akıcılığın kişi tarafından kontrol edilebilmesi ile ortadan kaldırılabilecek bir süreçtir. “Shaping tekniği” olarak bilinen bu tedavi tekniği uluslar arası platformda bilinen yöntemler ile devam etmesi gereken kekemelik tedavisi kesinlikle kısa zamanda çözüm olamaz. Öğrenilen nefes ve akıcılık tekniklerinin benimsenmesi ve kontrollü ve yeniden şekillendirilmiş konuşma alışkanlığının sonrasında benimsenmesi ve refleks halinde kullanılması gereklidir.

Kekeme Çocuklarda Ailelerin Davranışları

Kekemelik meydana geldiği andan itibaren ilk 2 yıl kendiliğinden geçme olasılığını üzerinde taşır. Bu kekemelik geçici olma ihtimalini üzerinde taşıdığı gibi kalıcılığını kemikleştirerek devam ettiğinde aile bireylerine bazı sorumlular düşmektedir. Bunlar kekemeliği kemikleştirerek kalıcı hale getirmemek adına belli başlı davranışlar ve yapılması gerekenler olarak çocuğun ya da bireyin hayatına empoze edilmelidir.

Neden kekeliyorsun, dikkatli konuş, düzgün konuşmaya çalış gibi gereksiz uyarıların asla yapılmaması gerekmektedir. Bu uyarılar çocuğun bir sorun olduğunu fark etmesine yardımcı olur ve henüz bir problem olmayan kekemelik sorunu bir problem olmaya başlayabilir. Ev içerisinde özellikle değer verdikleri kişilerin dillendirdiği sorunlu durumlar ve yaşanan gergin / huzursuz durumlara şahit olan çocukların, yaşadıkları kekemelik sorunu giderek artış gösterecktir. Çocuğa yönelik davranışların şiddet eğilimi şeklinde devam etmesi bir başka problemdir.  Ayrıca bu dönem içerisinde yiyecek ve içeceklere dikkat etmek önemli bir husustur. Dengeli beslenmek, asitli içeceklerden uzak durmak, çok acı, ekşi yada çok şekerli yiyeceklerin tüketilmemesi önemlidir.

Aşırı baskı altında kalan çocuklar böyle durumlar içerisinde kaldıklarında durumlarını izah etmek için ne söyleyeceklerinden çok nasıl söyleyeceklerini düşünürler. Bu durum onların takılacağım kaygısının oluşmasına sebebiyet verdiği gibi her takıldıklarını fark ettiklerinde bu problemi biraz daha ileriye taşıyabilirler. Bu yüzden çocuğun hıçkırarak ağlayacak raddeye gelmemesi gerekmektedir ancak bu her istediğin yapılması anlamını taşımamalıdır.

Çocuk konuşma sorunlarıyla her karşılaştığında konuşmaktan çekinerek içine kapanabilir bu durum ilerleyen zamanlarında iletişime geçerken örneğin bir iş görüşmesinde ya da sınıfta sorunun cevabını bilmek ama parmak kaldırmamak gibi durumlara yol açabilir. Bunun olmasını engellemek adına sürekli iletişim halinde olmak ve çevresindeki ilişkileri titizlikle kontrol etmek gerekebilir.

Kekeme olan bireyin bu sorunun neden kaynaklandığının iyi analiz edilmesi oldukça önemlidir. Bu durumu en aza indirmeli o ortamlardan ya da durumlardan uzak durulmalıdır.

Kekemeliği Sorun Olarak Görmeyen Kişiler

Kekemelik konuşma esnasında cümleye başlarken ya da kelime içinde yaşanan sesletim sorunlarının beklenmedik biçimde aniden ortaya çıkmasıyla görülmektedir. İlk etapta kelimelerin tamamının tekrarlar şeklinde görüldüğü bir yapının ortaya çıktığını gözlemleyebiliriz. Sonraları ilk hece takılmaları, uzatmalar ya da tutukluklar olarak daha ağırlaştığını görebilmekteyiz.

Korkunun sebebiyet verdiği aniden bir reaksiyon şeklinde ortaya çıkan kekemelik uzun süreler sonucunda yeniden şekillenmiş bir yapıyla düzeltilebilmektedir. Genellikle 2 ila 6 yaşları arasında kendini gösterse de meydana geldiği andan itibaren 1 yıl gibi bir süreç içerisinde kendiliğinden geçmektedir. Daha sonraları eğer kekemelik devam ediyorsa kemikleşme ve kalıcı olma aşamasına doğru ilerlemektedir.

Kekemelik bir hastalık değildir bu nedenle medikal ya da antidepresan şeklinde bir hap bunun çözümü olmayacaktır. Kekemelik bir yanlış konuşma alışkanlığıdır buda yeniden şekillenmiş konuşma stilinin öğrenilip yeni bir alışkanlık edinilmesiyle düzelebilmektedir.

Kekemeliği olan bireyler hayatlarının birçok alanlarında heyecanlandıklarında bu problemle karşılaşmaktadırlar. Bazı kekemeliği olan kişiler bu durumdan çok şikayet etseler de kimileri bu durumu bir problem olarak görmemektedir. Asosyal olan birçok insan diğer kişiler ile iletişime geçmekte sıkıntılar yaşayıp onlarla pek konuşmazlar. Böyle kimseler için konuşmamış olmak rahatlatıcı olmaktadır. Bu yüzden kekemeliği sorun olarak görmezler.

Ancak ne kadar asosyal olsalar da diğer kişiler ile iletişime geçmek zorundadırlar. Örneğin bir iş görüşmesinde ya da okulda öğretmenin aniden sorduğu soruya cevap istediğinde, telefonda konuşurlarken kekemelik sorunu rahatsız etmektedir.

Okul Öncesi Kekemelik

Konuşma sorunları kişilerin algı aşamalarının tam olarak gelişim kazandıkları süreçlerde yani genel olarak 2 ila 6 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. Bu süre zarfında yaşanan olaylar her zaman etki altında bıraktıkları bazı etkileri yüzünden beyin sinyalizasyonlarını farklı olarak etkileyebilmektedir.

Kekemelik kendi içerisinde analizinin yapılmasını gerektiren sıkıntılar olarak biliniyor olsa da tüm sosyal değerlerden etkilenebilmektedir. Örneğin karanlıkta kalmak, korkulu bir rüya görmek yüksekçe bir yerden düşmek, küçük kardeşin doğumuyla kıskançlık krizleri sonucunda ya da solak olan çocukların sağ elini kullanamaya zorlanması durumunda bir reaksiyon şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

Kekemelik konuşma terapileri sonucunda tamamen düzelebilen nadir problemlerdir, fakat tekrarlama ihtimali, problemin kaynağı olan bir korkunun ya da objenin yeniden yaşanmasının ardından yine yeniden görülebilmektedir. Bu nedenle şekillendirilmiş yeni konuşma alışkanlığının bireylerin konuşmasına tamamen refleks haline gelmesiyle empoze edebilme aşamasına kadar, rutin kontrollerle muhakkak takip edilmelidir.

Küçüklü yaşlarda henüz okula başlamamış çocuklar kemelik problemi yaşadığında çevrelerinden görebilecek tepkiler onu fazla zorlamasa da okula başlayan çocuklarda bu durum pekte olumlu gidemeyebilmektedir. Okula yeni başlamış ve yeni arkadaşlıklar edinmiş çocuklar kekemeliği alay konusu edip kekeme olan çocuğu fazlasıyla üzmektedir.

Okul öncesi kekemelik okula başlamadan müdahale edildiğinde ileride yaşanabilecek olumsuzluklar adına olumlu bir davranıştır. Örneğin sınıfta takılacağını düşündüğünden parmak kaldıramayacak ve kendini tanıtmaya çalıştığında çeşitli zorluklar çekecektir. Yaşı daha da ilerlediğinde ve müdahale edilmeden kekemelik problemiyle hayatına devam eden çocuk giderek konuşmaya küsecek ve asosyalliğe doğru yön alacaktır.

Kekemelik hastalık gibi bir yapıya sahip olmayan bir problemdir. Bir alışkanlıktır ve her kötü alışkanlık gibi ortadan kaldırılmaya yönelik olarak farklı bir alışkanlık ile değişimi sağlanmalıdır. Terapiler sonrasında ise rutin kontrol süreçleri ile yakalanan başarının çocuk tarafından devamlılığının sağlandığına emin olunmalıdır.

Kekemelik Yine Ortaya Çıkabilir mi?

Yaşanan korulu gergin anlar kekemeliği bir reaksiyon şeklinde konuşma motorunda meydana getirebilir. Bu durum kişide ilkte sorun değilmiş gibi gözükse de daha sonrasında artış gösterdiğinde rahatsız etmeye başlar. Kekemelik meydana geldiği andan itibaren ilk bir yıl kendiliğinden geçme özelliğine sahiptir. Bu bir yıl sonrasında geri gelen kekemelik kemikleşmeye başlar ve uzun süre devam eder.

Kekemelik ilk zamanlar tekrarlar şeklinde yinelenen bir yapıyla ortaya çıkar, sonraları ilk hece takılmaları, tutukluklar ya da uzatmalar şeklinde devam eder bu durum heyecanlandığında ve aniden korkutulduğunda daha da artış göstermektedir. Örneğin korkulu bir rüya gördüğünüzde ya da yüksekçe bir yerden düştüğünüzde, makam sahibi biriyle konuştuğunuzda, aşırı baskı altında kaldığınızda veya köpek kovaladığında daha da belirginleşerek zaman geçtikçe artış gösterebilir.

Kekemeliğe neden olan bu durumların yinelenmesi bireyin kekemeliğinin olumsuz açıdan ilerlemesine katkıda bulunacağından bu gibi durumların yinelenmesini en aza indirgeyebilmek kekemeliği olan birey için olumlu yönde bir adım olmuş olur.

Kekemelik tedavisi çözüme kavuşturabilen bir problemedir ancak eğitimi alan kişilerin azimli ve sorumluluk sahibi olmaları kekemeliği yenmesinde en önemli iki adımdır. Kekemelik kursu olarak devam ettiğimiz eğitimlerde hiçbir kekeme kişinin aynı birey gibi kabul edilmeyeceğini vurgulamak isteriz. Herkesin kekemelik derecesi veya türü aynı olmadığından alınan eğitimin uzun sürelerle, nefes koordinasyonuyla ve bireysel terapilerle desteklenmesi kekemeliği çözüme kavuşturan diğer adımlardır. Burada bireyler terapilerinde aldıkları egzersizleri günlük hayatta da benimsediklerinde kekemelik sorunları onları artık rahatsız etmeyecektir. Kekemelik bir yanlış konuşma alışkanlığıdır yeniden yapılandırılmış bir konuşma şeklini kişinin benimsemesi ile çözüme kavuşturulabilir.

Çocuklarda Kekemelik Nedenleri?

Her çocuk doğuştan takılarak konuşmaya başlamaz ancak küçüklü yaşlarda meydana gelen bazı yanlış tutumlar ve gelişmeler konuşma motorunda bir reaksiyon şeklinde ortaya çıkabilir. Kekemelik genellikle 2-5 yaşları arasında kendini göstermektedir. Tabii bu yaşlarda meydana gelen kekemeliğin ortaya çıktığı andan itibaren 1 yıl kadar süre içerisinde kendiliğinden geçme ihtimali oldukça yüksektir.  Ancak belli bir süre sonra yeniden gelişmişse kalıcı olma ihtimalide oldukça yüksektir. Bu sebeple kekemeliği geliştirecek davranışlardan uzak durulmalıdır.

Kekemelik bir hastalık ya da zihinsel-bedensel bir engel değildir. Aksine IQ seviyesi normal insanlara göre yüksek olan çocuklarda kendini göstermektedir. Çocuklarda kekemeliğin nedenleri oldukça geniş kapsamlı olmakla birlikte tespit edilmesi kolay değildir. Korkunun ön plana çıkardığı kekemelik yoğun stres ya da kıskançlıkla da beraber gelebilir. Birkaç örnek vermek gerekirse korkulu bir rüya görmek ya da baskı altında kalmak, köpek kovalaması, yüksek bir yerden düşmek, yeni doğan kardeşi aşırı kıskanmak vb. durumların kekemeliği bir reaksiyon şeklinde konuşma motorunda meydana getirebilir.

Kekemelik günlük hayatta yaşayabileceğimiz sorunların konuşma motorunda verdiği tepkiyle ortaya çıkmaktadır. Bu tepki tırnak yeme alışkanlığı şeklinde de olabilirdi alt ıslatma problemi şeklinde de nörolojik bir sıkıntı olmayan kekemelik aslında konuşma motorunda meydana gelen bir sıkıntı anlamı da taşımaz.

Tedavisi uzun sürmekle birlikte bazı sorumlulukları da beraberin de getirmektedir. Bu sorumluluklar birey için zor olsa da pes etmemeli azimle eğitimini devam ettirmelidir. Kekemelik ancak başka bir konuşma alışkanlığı şeklinde çözüme kavuşturulabilir. Yeniden inşa edilmiş başka bir konuşma stilinin günlük hayatta benimsenmesiyle birlikte düzelecektir. Düzgün nefes terapileri ve dil dudak egzersizleri ile uzun süre alınan eğitim başarı ile sonuçlanmaktadır.

Çocuklarda Kekemelik Tedavisi

Çocukların konuşma esnasında sıkça karşılaştığı takılmalar onlar fark etmese de etrafındaki kişiler tarafından göze çarpmaktadır. Genellikle 2-6 yaş arası meydana gelen kekemelik meydana geldiği andan itibaren ilk bir yıl gibi kendiliğinden geçme olasılığını içinde barındırır. Devamında geri gelen kekemelik problemi çocuğun ilerleyen zamanlarda da hayatının içinde olacağının habercisidir. Küçüklü yaşlardaki çocuklar için konuşmasındaki farklılık pek göze batmaz ancak bu durum ilerleyen zamanlarda çevresi tarafından garip karşılanmakla beraber ebeveynlerinin endişesini meydana getirir.

Kekemelik görülmeye başlandığı an itibari ile nasıl meydana geldiği sıkı bir araştırma sonucu gözlemlere dayanarak bulunmalıdır. Kekemelik merkezine başvuran ailelerin çocuklarının bu konuşma bozukluğunu ne kadar zamandır yaşadıklarının analizi bizim için önemlidir. çünkü ilk aşamalardaki çocukların uzmanlarca terapiye henüz ihtiyacı olmayabilir. Başlangıcındaki travma ve travma sonrası terapi aşamalarının iyi değerlendirilmesi önemlidir.

Sonraki aşama ise bu sebeplerin ortadan kaldırılmasıyla devam etmektedir. Kekemeliğin ana nedenin korku olduğu bilinmektedir örneğin aniden korkutulmak ve yüksek bir yerden düşmek, aşırı baskı altıda kalmak vb. nedenler kekemeliğin konuşma motorunda bir reaksiyon şeklinde zuhur etmesine sebebiyet vermektedir. Kekemelik bir hastalık değildir bu yüzden hapla ya da tıbbı-cerrahi bir müdahale ile düzelmez.

Kekemelik tedavisi ise ancak eğitimle ve konuşma egzersizleri ile yapılabilecek bir süreçtir. Bu süreçte eğitimi alan her çocuk egzersizlerini aksatmadan yerine getirmeli ve azimle devam etmelidir. Aile bireyleri ise onu gerebilecek ve üzüntüye sokacak her davranıştan kaçınmalıdır. Çocuklarda kekemelik meydana geldiği andan itibaren, aile bireylerine düşen bazı sorumluluklar vardır. Bunlardan bazıları çocuğun konuşmasındaki farklılıkları ona hissettirmeden ve bunun bir sorun olduğunu fark ettirmeden yardım almasını sağlamasıdır.

Kekemelik merkezi olarak eğitim süreçlerinin kekemelik sorunu yerleşmiş olan bireylere uygulanması gereken şekillendirilmiş kontrollü konuşma yapısının diyafram düzeneğini de işin içine koyarak uygulamamızın nedeni kişilerdeki mevcut sistemi bilinçaltına yollayıp yeniden şekillendirilmiş konuşma sistemini empoze edilebilmesi olarak isimlendirilebilir. Ki bu şekilde eski konuşma sistemi kullanılmaya kullanılmaya yok olur ve yeni şekillendirilmiş konuşma stilinin benimsenmesi ile kekemelik problemi çözülmüş olur.

Konuşma Sorunları İle Gelen Psikolojik Sorunlar

Konuşma sorunları kişinin iletişim sırsında yaşadığı zorlukların doğuştan ya da sonradan gerçekleşen sıkıntılarıdır. Konuşma esnasında yaşanan zorluklar kişilerin konuşmaya olan hevesini alıp bireylerin içine kapanmasına sebep olmaktadır. Konuşma sorunu yaşayan bireyler ifade güçlüğünden kaynaklanan özgüven eksikliği ve psikolojik buhranların yaşandığı dönemler ergenlik döneminden sonra kendini belirginleştirmeye başlar.

Yaşanabilecek bu sorunların önüne geçmek adına kişinin karşılaştığı bu konuşma sorunlarını küçük yaşlarda önemsemesi ve bu sorunu atlatabilmek adına alınabilecek verimli eğitimi alabilmesi oldukça önemlidir. Kişilerdeki iletişim bozukluklarının en belirgin olduğu durum konuşma sorunları olarak görülmektedir. İletişim sıkıntılarının getirdiği en büyük sorun ise kişilerin kendine olan güvenini yitirmesi ile sonuçlanmasıdır.

Konuşma sorunları çocuk yaşlarda belirginleşmeye başladığında ve müdahale edilmediğinde artık bu konuşma sorunları adeta bir alışkanlık halinde dil tembelliği şeklinde kalıcı bir hal almaktadır. Özellikle ergenlik dönemine kadar konuşma bozukluğu tedavisi göremeyen bireylerin ergenlik döneminde bu sorunlarla karşı karşıya kalması davranış bozukluklarını ortaya çıkarmaktadır.

Özellikle çocuklarda görülen kekemelik, harf hataları veya hızlı konuşma sorunları, henüz oturmuş bir yanlış konuşma alışkanlığına dönüşmeden ya da zaman kaybetmeden konuşma terapileri, dil egzersizleri ile yeni ve kontrollü bir konuşma alışkanlığı kazandırılması ve bunun kişiye benimsetilmesi ile kişi bu konuşma sorunlarından kurtulabilir.

Konuşma Sorunları Nasıl Oluşur?

Konuşma sorunları doğuştan gelen bir sıkıntı olmamakla birlikte dönem dönem olarak ya da korkulu anların ardından kendini göstermektedir. Konuşma sorunları kendi içerisinde ana görünümde işitme kaybı ya da doğuştan gelen bazı fizyolojik etkilerin sonucunda ortaya çıkan terapilere çok uygun olmayan derin sıkıntılar olarak ve bunun haricinde dil bozuklukları grubunda daha sık karşımıza çıkan sonradan görülmeye başlayan sıkıntılar olarak ikiye ayrılabilir.

Dil bozuklukları, harflerle ilgili seslerle ilgili ya da cümlelerle ilgili olabilirken bunun yanında dil bozuklukları genelinde hastalık olarak bakılan ancak ilgisi olmayan akıcı konuşma bozuklukları olarak da görülebilmektedir. Akıcı konuşma bozuklukları yani konuşma sorunları aslında kişilerde sonradan yaşanan bazı korkulu ya da panikletebilecek derecede beklenmedik durumlar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Tüm bu sorunlar aslında yeniden şekillendirilmiş bir konuşma alışkanlığının devreye sokulması ve eski kullanılan konuşma yapısının değiştirilmesi ile son bulabilmektedir.

Eğitim sırasında alınan bazı sorumluluklar sonucu bireyler konuşma sorunlarının üstesinden gelebilmektedir. Genellikle korku kaynaklı oluşan konuşma bozuklukları heyecanlı, stresli veya baskılı durumlarda daha da artış gösterir. Bu durum karşısında bireyler söylemek istedikleri kelimeleri veya cümleleri söylemekte zorluk çekerler. Karşılaştıkları bu ani durum sırasında takılmalarını engellemek için bir takım uğraşlar sergilerler. Işte bu sırada alınan eğitim bu gibi durumlarda konuşma bozukluğunun kontrolünü ele almaya yarar. Yeniden düzenlenmiş bir konuşma stili ile bireyler uzun bir süre içerisinde akıcı konuşmaya ve nefesini kontrol etmeye başlarlar.

{$footer_yazisi}