Kekeleme Nasıl Düzelir?

Çocukları yaşadığı travmatik olayların sonucunda vücutlarında çeşitli reaksiyonlar görülür. Bazen alt ıslatma, tırnak yeme alışkanlıkları edinmiş olsa da bazen de kişi de konuşma bozuklukların dan herhangi birisi ortaya çıkabilmektedir. Bu takılmalar ve duraksamalara genel olarak verilen isim kekemelik olsa da “Kekeleme Nasıl Düzelir” sorusunu dillendirmeden önce kekemelik türü ve gelişim süreçlerinin araştırılmasının gereği ve tespit edilen detayların değerlendirmesi ile başlayan süreçler önem teşkil etmektedir.  Kekemelik kaynak itibari ile genetik yapısı olmayan ve doğuştan ileri gelmeyen bir problemdir.

Kekemelik nörolojik bir sorun olarak da tarif edilmemelidir. Kişilerin özellikle küçük yaşlarda yaşadıkları sosyal çevrenin etkilerinin göz önünde olduğu bir problem olan konuşma bozuklukları şivenin değişkenliğinde olduğu gibi aile fertlerinde olan sorunu algılayıp küçük yaşlarda benimseyebilmektedir. Kişilerdeki kekemelik sorunlarının ana kaynağının ise yaşanmış korkulu olaylara bağımlı olduğunu söylemek genel itibar ile yanlış sayılmayacaktır. Çünkü bu sorunu yaşayan birçok birey beklenmedik özellikle de ani gelişen olayların korkularından sonra konuşma bozukluğu yaşadıklarını ifade etmektedirler. Kekemelik bir hastalık türü bir rahatsızlık olmadığı için kaynağına müdahale edebilecek bir ilaç tedavisi de bulunmamaktadır. Bu sebeple bazen kekemelik tedavisinde tercih edilen antidepresan ilaçlarının-haplarının konuşma esnasında yaşanan takılmalara herhangi bir faydası bulunmamaktadır. Kekemelik gibi belli bir süre sonra kemikleşen ve alışkanlık haline gelmiş konuşma yapılarının ancak konuşma terapileri ile akıcı bir hal alması söz konusudur.  Psikolojik telkinlerin de duygusal yaklaşımların da kekemeliğe çözüm olabilecek bir tarafı yoktur.

Kekemelik tedavi yöntemleri, kişilerdeki konuşma yapısına yapılan bireysel müdahalelerle birlikte, kişinin sahip olduğu konuşma alışkanlığını daha akıcı hale getirmeye yönelik olarak uygulanmalıdır. “Kekeleme Nasıl Düzelir “ yada kekemelik nasıl geçer sorusu için cevaplanması gereken asıl soru da akıcı konuşma yapısının bireylerde nasıl inşa edileceğidir. Çünkü empoze edilecek sistem kişilerin konuşma motorundaki tarzı tamamıyla değiştirecektir.

Takılmaların ve tutulmaların görülebildiği konuşma yapılarında kişilerdeki bu konuşma bozukluklarını gidermeye yönelik olarak uluslararası bilinirliği olan “shaping tekniği” gibi yöntemler sayesinde daha kontrollü bir konuşma alışkanlığı kişilere empoze edilebilmektedir.  Bu sayede kişiler önceden sahip oldukları sorunlu ve sıkıntılı konuşma yapılarında olduğu gibi kontrollü konuşma alışkanlığını refleks haline getirmesiyle birlikte takılmaların olduğu eski konuşma alışkanlığının üzerine yeni bir sistem inşa edilmiş olmaktadır. Düzelme ya da iyileşme olarak tabir edilen konuşmalardaki akıcılık yakalandığı an itibari ile her şey çözülmüş gibi algılanmamalıdır.  Çünkü genel olarak stres ve heyecanın tetiklediği konuşma bozuklukları henüz yeni öğrenilmiş bir sistemi büyük bir panik ortamı ile ezip geçebilmektedir.  Bu ihtimalin göz ardı edilmesi ise büyük risk olarak adlandırılabilir. Piyasada dönen” 14 GÜNDE KEKEMELİĞE SON” sloganları maalesef kekemelik gibi devamlılığı olan bir sorun için kesinlikle yeterli ya da doğru bir iddia değildir.

Kekemelik Terapisi

Kekemelik sorunu en çok kişilerin kötü anlarında ki negatif duyguların etkisiyle ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Sadece negatif duyguların etkisiyle değil rol model olarak görülen herhangi birinin kekeme olmasıyla çocuğun onun gibi olma isteğinden kaynaklı olarak kekeme kişiyi taklit edebildiği gibi tek çocuğun yeni kardeşie karşı kıskançlık gibi duygular ile ortaya çıkailmektedir.

 

Kekemelik nedir sorusunun cevabı karışık olmaktadır. Başlagıçta takılma olarak görülen kekemelik zamanla konuşamayacak radede tutukluk görülmektedir. Bu değişimler problemin kalıcı olabileceğine işaret ediyor olabilir. Kalıcı duruma geçmeden önce kişide görülen kekemelik zamanla geçer gibi gözüküp eskisinden daha kötü durumda olabilir. Aile içinde yapılan kekemelik terapisi en etkili olandır. Aile bireylerin dikkat etmesi gereken hususlar kekemelik terapisi kadar çok etkilidir ve kekemelik tedavisi süresince problemli durumlar olamamalıdır. Tedavi süresince kesinlikle yapılmaması gereken bazı davranışlar vardır. Tekrar ve takılmalarla başlayan konuşma sorunlarını aile bireyleri ani ve gereksiz olarak çocuklarına verdikleri tepkiler, söz konusu çocuğun kekemelik problemi daha kötü olmasına sebebiyet vermektedir.

 

 

Kekemelik terapisi kalıcı olduğu belirlenen en az altı ay sonrasında başlanılacak süreçlerdir. Konuşma merkezleri kişilerin kekemelik türünü ve derecesine göre bir sistem üzerinde konuşma şekli düzenlenmektedir. Örneğin kullandığımız Shaping Tekniği, takılma ve tutukluğun olduğu konuşma yapısını kişinin kontrolüne vermektedir. Yanlış nefes verip almanında olumsuz etkilerinin olduğu kekemelik sorunu, diyafram nefesinin verimli şekilde kullanılmayışından dolayı olmaktadır. Konuşma akıcılığı ve nefes konrolünün düzenlenmesi ile kişi yavaş ve konrollü bir şekilde terapiyi bitirmiş olur. Dil ve dudak egzersizlerin günlük olarak tekralanmasıyla elde edilen sonuç çok iyi olacaktır. Kekemelik terapisi biter bitmez seanslar sonlandırılmamalıdır. Kontrollü devam eden seansların terapi sonrasındaki süreçlerdeki başarı ile doğrudan bağlantılı olduğunu söylemek mümkündür.

Çocuklarda Kekeleme

Özellikle küçük yaşlarda ortaya çıkan kekemelik sorunu konuşma sırasında takılma tutulma duraksama gibi iletişim sırasında olmaması gereken bazı istemsizce yapılan hatalar alışkanlık haline gelebilmektedir. Beklenmedik ani korkuların ardından çok görüldüğünü hepimiz biliyoruz lakin bunun haricinde rüyalarda görülen kabuslar da çocukların ağlayarak uyanacak derecede etkilenmelerine neden olabiliyorlar. Bunun sonucunda yaşanan reaksiyonla birlikte kişiler konuşma bozukluğu yaşamaya başlayabilmektedirler. Kekeleme sorunu olarak görülen bu akıcı konuşma bozuklukları aslında sadece şokun sonucunda yaşanan bir durumdur ve genel itibari ile geçici denebilecek sıkıntılardır. Fakat gereksiz uyarılar yapıldığında bu geçici durum kalıcı hale gelebilmektedir. Çocuğun habersiz olduğu ya da çok önemsemediği bu konuşma bozuklukları, gereksiz yere yapılan uyarılar yüzünden, çocuk tarafından sorun olarak görülmeye başlamakta ve çocuk bu takılmaları kendisine dert edinmeye başlamaktadır.Görülen takılmaların önüne geçmek adına çocuklarda kekeleme sorunları, uyarılarla büyütülmemelidir. Büyütülen takılmalar belli bir süre sonra çocuğun sorunu kendiliğinden atlatmasına mani olacaktır.
Çocuklarda kekeleme için yapılması gereken ise aile bireylerinin uyarıları yerine çocukla sürekli iletişim halinde olmaya çalışmasıdır. İletişimde olunan çocuk kekeleme sorunu yaşadığı anlarda, kalıcı kekemelik durumuna gelmemesine için aile bireylerince daha yavaş ve net biçimde cümle tekrarları yapılabilir. Bu şekilde çocuk daha rahatlatılabilir, fakat bunu uygularken çocuğun takılmalarının önüne geçmek adına yapıldığının çocuğa fark ettirilmemesi gerekir.Kekemeliğe son verilebilir.Bu unutulmamalıdır.

Çocuklarda kekeleme tedavisi ise belli bir sürenin ardından kalıcılığı artık kesinleştikten sonra başlanabilecek bir süreçtir. Çocuklarda kekeleme ortalama 5 yaşından sonra konuşma egzersizleri ile başlanabilecek bir süreçtir. Hapı ilacı olmayan kekeleme sorunu ancak konuşma terapileri ile son bulabilir. Bu yüzden kesin çözüm olabilecek mucizevî ilaç ya da şurup arayışı olmamalıdır. Bu tarz arayışların hayal kırıklığı haricinde hiçbir getirisi olamaz.

Kekeleme tedavisi olarak bakıldığında yüzyıllardır devamı gelen birçok yöntem ve teknik denenmiştir. Ancak herkeste aynı zamanda aynı şekilde çözüm olabilecek bir süreç söz konusu değildir. Özellikle çocuklarda kekeleme problemi uzun süreçleri kapsayan, çok sık seansların birbiri ardını izlediği durumlardır. Çocuklarda kekeleme problemi uzman kişi ve çocuk arasındaki iletişimin ne kadar güçlü olabileceği ile çok alakalıdır. Bu yüzden çocukların motive oluşu ayrıca değerlendirilmelidir. Motivasyonu güçlendirilmek adına gerekli süreçlerin göz ardı edilmeden uygulanması uygun olacaktır. Aynı şekilde kekeleme tedavisinin ardından başarının devamlılığını sürdürebilmek adına kontrol süreçlerine de gözetmek, yeni akıcılığın kalıcı olması adına gereklidir.

Artikülasyon Tedavisi

Çocukken bebeksi konuşma tarzıyla konuşan kişiler ilk başta kulağa hoş geldiği için bir sorun olmayıp ama daha sonraları bir konuşma alışkanlığına dönüştüğü için zaman geçtikçe bir iletişim bozukluğuna dönüşüyor. Artikülasyon bozukluğu ve artikülasyon tedavisi, birlikte değerlendirilirken konuşma bozukluğunun aile bireylerinin dahil olabileceği bir süreç dahilinde çözüm bulabileceği bilinmelidir. Sadece uzmanların yönettiği tedavi süreçlerinin başarısı çok uzun ömürlü olmayabilir.

Artikülasyon tedavisikonuşma egzersizleri eşliğinde uzun süreçlerde tamamlanabilmektedir. Konuşmaya başlanan ilk dönemlerde yanlış kodlanan harflerin söylenişi de bu şekilde sürüp gitmektedir. Bunu değiştirmenin yolu yeni bir konuşma alışkanlığının öğrenilmesinden ziyade yeni sistemin çocuk tarafından benimsenmesi ve harflerin kelime ve konuşma esnasında da öğrenildiği şekilde düzgün çıkarılmasına dayanan tarafları vardır.

Artikülasyon bozukluğu asla kısa süreçlerde düzelebilecek kadar basit bir sorun değildir. Bu sebeple haftada 1-2 seansla ya da toplam 10 gün 15 günde çözümlenecek bir süreç değildir. Artikülasyon tedavisi, dil ve dudak terapisi ile birlikte bireysel olarak devam etmesi gereken çalışmaları içermelidir. Dört beş yaşındaki çocuklardaki artikülasyon sorunları ise öncelikle onların kişilere ve yeni başladıkları merkezlere alışma dönemlerinin öngörülmesi ve buna dayalı olarak zaman planının ayarlanması gereklidir. Özellikle R harfi hataları çizgi film karakterlerinden farklı çocuklardan kısacası çevresel etkenlerin etkili olduğu durumlarda ortaya çıkabilen durumlar olabilmektedir. Bu yüzden ailelerin çocuklarının izledikleri tv programlarını da denetliyor ve düzenliyor olmaları önemli kriterlerdir. Kişilerin bu sorunla birlikte büyümeleri sonucunda harf hataları çok daha ileri dil tembelliği şeklinde yerleşik bir yapıyla ilerleyebilir, düzeltilmesi, küçük yaşlardaki bir çocuğa göre çok daha zor bir kıvama gelebilir. Bu yüzden artikülasyon bozuklukları görülmeye başlandığı ve uzmanlarca artikülasyon teşhisi konulduğu an itibari ile artikülasyon tedavisi süreçlerine başvurulması önemlidir. Bu süreçlerden önce etkisi olabileceği düşünülerek çocuklara işitme testi yapılarak işitme kaybı olup olmadığının kontrolü de önemli bir detaydır. Ayrıca seansları son bulan artikülasyon tedavisi sonrasında kişilerin telaffuz sıkıntıları konusunda durumlarının analiz edilmesi gerekli görülmektedir. Artikülasyon tedavisi, sonuçlarının kalıcı şekilde ve devamlılığı sağlanarak planlanmış bir düzen içerisinde ayarlanması gereklidir.

Takifemi

Kişilerin konuşma sırasında hızlı konuşmanın etkisiyle yapmış olduğu harf yutmalarından dolayı iletişim sırasında kişinin dediklerinin anlaşılması zorlaşmaktadır. Hızlı konuşan kişinin takip edilememesinden dolayı oluşan iletişim bozukluğudur. Hızlı konuşma problemini birkaç neden tetikleyebilmekte, ancak yaşamın hızıda buna sebep olabilmektedir.

Zeka seviyesi diğer insanlardan daha yüksek olan kişilerde hızlı konuşma sorununun (takifemi) çıkma ihtimali daha fazladır. Konuştuğu sırada söyleyecekleri kelimeleri birkaç salisiye öncesi düşünürken söylediği sırada ise kişi o sırada hem birkaç salisiye önce düşündüklerini ve hem o sırada düşündüğü şeyleri karşısındakine aktarmaya çalıştığı için ortaya çıkar. Takifemi sorunu önceleri kekemelik sorunu olup konuşma sırasında kekemelik sorununa çözüm olarak düşündükleri hızlı konuşmaya çalışmalarıda takifemi olmaya etki ediyor. Hızlı konuşmaya devam ettikçe kişi bu sorunu alışkanlık haline getiriyor.

KEKEMELİK

Kekemelik

Düşündüğünü ifade etmek bazen nefes almak gibiyken bazen hayatın en vazgeçilmez ihtiyacı olacak kadar zorunludur insan için. Özellikle önemli bir konu ve heyecanlı bir ortamdan bahsediliyorsa.
Yaşadığına pişman eden kekemelik sorunu bazen çok zor anları peşinden getirir. Kontrol edilemeyen bu takılmalar, özellikle heyecanla buluştuğunda konuşmaktan vazgeçmek anlamı taşıyan bu problem dermansız bir dert değilken, insanlara öyle bir yapışmıştır ki asla kurtulamayacağız gibi bir düşünce yerleşir zihinlere.

KONUŞMA BOZUKLUĞU

cocuklar-neye-kizarİletişimin ana dayanağı olarak görülen konuşmaların etkileşimde bulunduğu ortamlarla birlikte konuşma sorunları görülmeye başlanabilmektedir. Konuşma bozuklukları etkileşim olarak bakıldığında fiziksel sorunlardan çok alışılagelmiş ya da ani gelişen arka planı olmayabilen olaylar ile ortaya çıkabilen sorunla olmaktadır. Özellikle algıların çok geniş bir bant seviyesinde olduğu erken konuşma dönemi için bu olayların derin etkilerinin olduğu söylenebilir.Konuşma bozuklukları ortaya çıktıkları an itibari ile sorun olarak görülmeli ve ciddiye alınmalıdır.

Konuşma Bozukluğu Tedavisi

konusma-bozuklugu-tedavisi

Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Konuşma bozukluğu tedavisi, konuşma bozukluklarından hangisinin mevcudiyetinin belli oluşunun ardından konuşulabilecek bir konudur. Çünkü çeşitli konuşma bozukluğu sorunlarından ancak belli bir kısmının konuşma bozukluğu tedavisi söz konusu olabilir. Örneğin doğuştan gelen konuşma sorunları olarak bilinen dil ile ilgili sorunlar sonradan meydana gelen ve geçici konuşma bozuklukları gibi alışkanlık tabanlı olan sorunlar olmamaktadır. İşitme kaybının olduğu durumlarda olduğu gibi kişilerle yapılması gereken eğitimlerin kişi tarafından duyamadığı için işitilememesi bu tabandaki konuşma bozukluğu tedavisini olanaksız kılmaktadır.

Çocuklarda Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Çocuklarda Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Kekemelik yada artikülasyon olarak nitelendirilen konuşma bozuklukları gibi doğuştan olmayan ve sonradan ortaya çıkan akıcı konuşma bozuklukları yahut harf hataları düzelebilen konuşma bozukluklarıdır. Fakat bazı çocuklarda konuşma bozukluğu sebepleri işitme kaybı gibi doğuştan gelen sorunlar olabilmektedir. Gençliğinde konuşma bozukluğu yaşayan ve çözüm süreçlerinde büyük rol oynayan C. Vn Riper der ki “ duyabilen herkes aynı zamanda konuşabilir” bu söz aslında her şeyi açıklamaktadır.

Çocuklarda Konuşma Bozukluğu

Çocuklarda Konuşma bozukluğu

Çocuklarda Konuşma Bozukluğu

Çocuklarda konuşmalar esnasında yaşanan problemler genel olarak erken konuşma evresinde görülmeye başlamaktadır. Okul çağı sonrasında sık rastlanmayan konuşma bozuklukları özellikle fizyolojik travmalar nedeni ile ortaya çıkmaya başlarken okul çağı öncesinde en çok görülen konuşma bozuklukları doğuştan olmayan ancak çevresel faktörlerin etkileri ile ortaya çıkan problemlerdir. Çocuklarda Konuşma Bozukluğu, kekemelik olarak bilinen takılmalar ve duraksamalar başta olmak üzere çocuklarda konuşma bozukluğu grubunda olan harf hataları, dil tembelliği gibi sorunlarla birlikte görülmektedir.

{$footer_yazisi}